Büyükelçilere ’2023’ vurgusu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu yıl Büyükelçiler Konferansımızdaki ana temamızı ‘2023’e Doğru Milli Değerler ve Küresel Hedefler’ şeklinde belirledik. 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde sarf ettiğimiz çaba, günümüzün milli mücadelesidir" dedi.

Büyükelçilere ’2023’ vurgusu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu yıl Büyükelçiler Konferansımızdaki ana temamızı ‘2023’e Doğru Milli Değerler ve Küresel Hedefler’ şeklinde belirledik. 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde sarf ettiğimiz çaba, günümüzün milli mücadelesidir" dedi.

09 Ocak 2017 Pazartesi 13:43
Büyükelçilere ’2023’ vurgusu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu yıl Büyükelçiler Konferansımızdaki ana temamızı ‘2023’e Doğru Milli Değerler ve Küresel Hedefler’ şeklinde belirledik. 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde sarf ettiğimiz çaba, günümüzün milli mücadelesidir" dedi.

Dışişleri Bakanlığı’nın bu yıl 9’uncusunu düzenlediği Büyükelçiler Konferansı’nın resmi açılışı Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun konuşmasıyla başladı. Çavuşoğlu, “Bütün terör örgütleri ittifak kurmuş aynı anda saldırıyorlar. Vazgeçecek miyiz? Hayır. Vazgeçmek yok. Mücadelemize daha büyük kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye krizlere karşı direncini koruyup pozitif bir gündemle devam ediyor. 11 Kasım 2016 Başbakanımız Binali Yıldırım Rize’de 14 bin 300 metrelik Ovit Tünelinin ışıkla buluşma törenine katılıyor. Aynı gün Sayın Cumhurbaşkanımız Belarus’ta Minsk Cami’nin açılışını yapıyor. İşte Türkiye Türkiye’den büyük derken biz bunu kastediyoruz. Göktürk-1 Uydusunu Fransız Guyanasından gökyüzüne gönderirken İstanbul’da Londra ve Pekin’i birbirine bağlayacak projeleri açıyoruz. Bir yandan dünyanın en büyük havaalanlarını, en güzel köprülerini, dünyanın görkemli projelerini inşa ediyoruz. Expo 2016 Antalya gibi dünyanın en prestijli sergilerini Türkiye’ye getiriyoruz. Diğer taraftan binlerce kilometre ötede ecdad yadigarı eserlere sahip çıkıyor, ihya ediyoruz. Bunları yaparken tarihi ve insani sorumluluklarımızı asla unutmuyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun dara düşene, zorda kalana yardım elimizi uzatıyoruz” diye konuştu.

“Şunu herkes bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir büyükelçisi sadece ülkesinin değil, cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebeğinin davasının da büyükelçisidir” ifadesini kullanan Çavuşoğlu, “Ülkesinin sokaklarında misket oynamak yerine, misket bombaları altında çaresizce bir umut eli bekleyen tüm mazlum çocukların büyükelçisidir. Her bir büyükelçimiz milli davasıyla birlikte Filistin davasının Arakan’ın Somali’nin nerede olursa olsun hak ve adalet mücadelesinin büyükelçisidir. Türkiye’nin Türkiye’den büyük olduğu bilinciyle hareket eden bütün büyükelçilerimizle gurur duyuyorum” dedi.

“FETÖ’YLE MÜCADELE BUGÜN DIŞ POLİTİKAMIZIN EN ÖNCELİKLİ BAŞLIĞIDIR"

Zor bir yılın geride bırakıldığını söyleyen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“ Hem içeride hem dışarıda ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz darbe girişimi milli değerlerimizi, demokratik ve ekonomik kazanımlarımızı olduğu gibi dış politikamızı da hedef alan ihanet hareketiydi. Darbeci teröristlerin şehit ettiği vatandaşlarımızı bir kere daha rahmetle anıyoruz. Demokrasi ve millet iradesi uğruna hayatını veren şehitlerimizi unutmayacağız. Onların bizim bıraktığı emanete gözümüz gibi bakacağız. Bu darbe girişiminin faili olan FETÖ terör örgütüyle mücadele bugün dış politikamızın en öncelikli başlığıdır. Biz 15 Temmuz darbe ihanetine ve yaşadığımız acı terör olaylarına rağmen dış politikamızı kararlılıkla uygulamaya devam ettik. Bölgesel ve uluslar arası sorunların çözümüne yapıcı katkılarda bulunduk. İşbirliği irademizi her platformda gösterdik. Bunu vicdani sorumluluk olarak gördük. Suriye’deki krizin ve Irak’taki sorunların çözümü için çaba sarf ettik. Pozitif bir insani gündemle yürütülen süreçlere hep katkı verdik, yeni fikirler ürettik, yapıcı roller üstlendik. Kıbrıs’ta adil çözüm yönündeki gayretlerimizi sürdürdük. İsrail ile ilişkilerimizde şartlarımız doğrultusunda normalleşmeyi sağladık. Rusya ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açtık. BM başta olmak üzere uluslararası örgütlerin çalışmalarına aktif katkılar sağladık. Çok sayıda uluslar arası etkinliğe ev sahipliği yaptık. Sadece bu zirvelere ve toplantılara 87 devlet ve hükümet başkanı katıldı. Ayrıca 226 bakanı ülkemizde ağırladık. İkili ziyaretlerle birlikte devlet ve hükümet başkanı düzeyinde ülkemizde toplam 120 ziyaret yapıldı. Mayıs ayında dünya insani zirvesini Türkiye’de düzenledik. 9 bin kişinin katıldığı toplantı New York dışında yapılan en büyük BM zirvesiydi. Bu zirvede alınan kararları simgeleyen duvarın açılışını New York’ta yaptık. Bu etkinliğin hemen arkasından en az gelişmiş ülkeler toplantısını Antalya’da düzenledik. 13. İslam Zirvesine İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Bu toplantıların insanlığın geleceğini ilgilendiren konularda önemli kararlar alınmasını sağladık.”

“2023 HEDEFLERİNİ GERÇEKLEŞTİRME YÖNÜNDE SARF ETTİĞİMİZ ÇABA GÜNÜMÜZÜN MİLLİ MÜCADELESİDİR”

Türkiye’nin 2015 yılında dünyada milli gelire oranla en çok insani yardımda bulunan ülke olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Toplam 3.9 milyar dolar resmi kalkınma yardımı sağladık. Bu yıl Büyükelçiler Konferansımızdaki ana temamızı ‘2023’e Doğru Milli Değerler ve Küresel Hedefler’ şeklinde belirledik. 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde sarf ettiğimiz çaba günümüzün milli mücadelesidir. Türkiye küresel güç dengesinin önemli unsurlarından birisidir. 2023 hedefleri bu konumumuzu daha da pekiştirecektir. Dış politikamızı nasıl bir bölgesel ve küresel ortam içerisinde şekillendireceğiz. Dünyamız adı tam olarak konulmayan bir geçiş dönemini yaşışor. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın bir manada 300 bir manada 70 yılın küresel yapısı değişime uğruyor. Siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal açıdan merkez batıdan asya’nın uç noktalarına doğru genişliyor. Bu bir küresel coğrafyanın düşüşü değil. Diğerinin çıkışı olarak görülmelidir. 1970’lerin ortalarında dünyanın en büyük 7 ekonomisi Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’dan oluşuyordu. Şuanda ise en büyük 7 ekonomiden 3’ü Asya’dadır. 2023 yılında Asya’nın ekonomik hâsılasının Avrupa ve Kuzey Amerika’nın toplamını geçmesini bekleniyor. Bir rapoda göre dünyanın ekonomik ağırlık merkezi yılda 140 kilometre hızla doğuya kayıyor. Oluşum halindeki ulaştırma koridorları doğuyu batıya daha etkin şekilde bağlıyor. ABD ve AB ülkeleri yer kürenin her köşesinde mümkün olarak en ileri işbirliği mekanizmalarını geliştirmeye çalışıyorlar. Eksen kayması iddiasıyla öne çıkan çevrelerin, Türkiye’ye diyorlar ya ‘Türkiye’nin ekseni mi kayıyor?’ Türkiye çok boyutlu dışpolitika izlemeye başladığı zaman hemen bu ülkelerden aynı tepki, aynı eleştiriler geliyor. Bu çevrelerin Avrasya’da Asya pasifikte Afrika’da ve Latin Amerika’da nasıl bir çaba içerisinde olduklarını biliyoruz. Türkiye bu değişimin gerisinde kalmıyor. Aksine değişen dünya düzeninin öncü ve aktif bir aktörü olarak takdir topluyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan hukuki ve kurumsal yapılar bugünün ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Suriye’de yaşanan insanlık dramının başka türlü açıklaması mümkün olabilir mi? Artık bir iki ülkenin veya grubun tek başına yönlendirmesi mümkün olmayan tarihi bir akış içindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“DÜNYADA ÖNCELİKLE BARIŞA VE ADALETE İHTİYACIMIZ VAR"

“Bugün hiçbir ülke ekonomik veya askeri gücüyle küresel hakimiyet kurduğunu kesinlikle iddia edemez” diyen Bakan Çavuşoğlu, “Bir bakıma küresel ölçekte yeni bir güçler dengesi oluşuyor. Yüksek teknolojiye sahip olanlarla olmayanlar arasında fark giderek büyüyor. Ülkelerin içini ve uluslar arası ortamı kemiren bir gelir ve güç dengesizliği var. İstikrarsızlık ve savaş ortamı bazı ülkelerin kalkınmasına engel oluyor. Dünyada öncelikle barışa ve adalete ihtiyacımız var. Bir kefede evrensel değerler siyasi ve ekonomik katılım var. Diğer kefede ise güvenlik ve istikrar var. Bu ikisi arasında makul bir dengenin kurulması gerekiyor. Bölgesel sahiplenme esasından hareket eden daha istikrarlı, daha güvenli ve daha adil bir sisteme ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür’ sözüyle özetlediği hakikatte budur” açıklamasında bulundu.

“SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİZ"

Bakan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ Küresel ve bölgesel sorunlar karşısındaki en temel dayanağımız milli değerlerimizdir. Bu milli değerler ulusumuzu 2 bin yıldır devletsiz bırakmamış, başkasının egemenliğine terk etmemiştir. Mehmet Akif Ersoy’un dilinden ‘Ben ezelden beri hür yaşadım hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diye haykıran bir milletin değerlerinden bahsediyoruz. Ülkede barış ile dünyada barışı birlikte hedefleyen bir milletin değerlerini esas alıyoruz. Milletimiz bu değerler sayesinde 15 Temmuz gecesi sinsi terör şebekesinin 40 yıldır hazırlağı hain komploya dur demiştir. Demokrasiyi yaşatmak üzere kenetlenen halkımız şunu bir kez daha ortaya koymuştur. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 15 Temmuz’un verdiği dersin Türkiye’nin sınırlarını ve içinde bulunduğumuz dönemi çok açağını düşünüyorum. Bakanlığımda hain darbe girişimine karşı halkımızda elele mücadele verdi. Dünyanın 6’ıncı en geniş diplomatik ağını süratle harekete geçirdik. Büyükelçilerimiz devletimizin ve demokrasimizin kenetlendiler. Bulundukları ülkelerin kamuoylarını ve yetkililerini bilgilendirdiler. Dış temsilciliklerimiz 250’ye yakın basın toplantısı yapıp 500’den fazla makale ya da mektup yayınladılar. 2 bin 400’e yakın mülakat verdiler. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili ve diğer üst düzey yetkililer nezdinde 9 bini aşkın resmi girişimde bulundular. Farklı coğrafyalara dağılmış FETÖ’nün nefesini kestik kesmeye devam ediyoruz. Girişimlerimiz sonucunda İslam İşbirliği Teşkilatı, Körfez İşbirliği Konseyi ve Asya Parlamenter Asemblesi FETÖ’yü terör örgütü ilan etmiştir. Bugüne kadar 19’u dernek veya yayın kuruluşu statüsünde 83’ü okul veya eğitim merkezi olmak üzere 102 FETÖ kuruluşunu kapattırdık veya yönetiminin devrini sağladık. Fas 8 okulu bir ay içerisinde kapatacağını açıkladı. Tüm dünya bu hain terör örgütünün yüzünü gerçek görmeye başladı. Bu hain terör örgütü sadece Türkiye için değil, bulundukları tüm ülkeler için tehdittir. Tüm dost ve kardeş ülkeleri uyarıyoruz, bilgilendiriyoruz. Bu okullarda okuyan öğrencileri mağdur etmiyoruz. Onlara Maarif Vakfı aracılığıyla çok daha kaliteli eğitim sunuyoruz. Bakanlığın ve Maarif Vakfı çok yakın işbirliği içinde çalışıyorlar. Öte yandan bu kuruluşu kendi sinsi amaçlar için kullanmaya çalışan FETÖ mensupları şimdi bağlantıları gizlemeye ve okul dernek isimlerini değiştirmeye şirketlerin yönetim kurullarını değiştirmeye çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar boş, halkımıza, milletimize de sözümüz var. İçeride de dışarıda bunların peşini bırakmayacağız. Örgüt elebaşının ülkemize iadesi konusunu da çok yakından takip ediyoruz. ABD’de yeni dönemde de bu süreci yakından takip edeceğiz. Bu konudaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. PKK, DHKP-C, DAEŞ, PYD, YPG ve diğer terör örgütlerine karşı mücadelemizi de sonuna kadar devam edeceğiz.”

Son Güncelleme: 09.01.2017 14:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

sanalbasin.com üyesidir