banner209

"Hastaneye uyuşturucu tedavisine gelenler ihbar edilmeyecek"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yürürlüğe girecek uyuşturucu kanunu ile ilgili, "Uyuşturucu madde kullanan kişiler, tedavi maksadıyla hastaneye geldiği zaman doktorlar kendilerini savcılığa, kolluğa ihbar etmeyeceklerdir" dedi. Uyuşturucu ile...

"Hastaneye uyuşturucu tedavisine gelenler ihbar edilmeyecek"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yürürlüğe girecek uyuşturucu kanunu ile ilgili, "Uyuşturucu madde kullanan kişiler, tedavi maksadıyla hastaneye geldiği zaman doktorlar kendilerini savcılığa, kolluğa ihbar etmeyeceklerdir" dedi. Uyuşturucu ile...

01 Aralık 2016 Perşembe 15:54
12 Okunma
"Hastaneye uyuşturucu tedavisine gelenler ihbar edilmeyecek"
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yürürlüğe girecek uyuşturucu kanunu ile ilgili, "Uyuşturucu madde kullanan kişiler, tedavi maksadıyla hastaneye geldiği zaman doktorlar kendilerini savcılığa, kolluğa ihbar etmeyeceklerdir" dedi.
Uyuşturucu ile Mücadele İl Koordinasyon Kurulları Değerlendirme Toplantısı, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın katılımıyla Grand Ankara Hotel’de gerçekleşti. Toplantıda konuşan Adalet Bakanı Bozdağ, uyuşturucuda sadece uyuşturucu imal ve ticareti yapanlarla ve uyuşturucu kullananların üzerine giderek başarı elde edebilecek bir mücadele olmadığına vurgu yaparak, "Sadece devletin ilgili kurumlarının üzerinde düşenleri yapmasıyla netice alınacak bir konu değil. Zira bu topyekün bir mücadeleyi gerektiriyor. Şu anda cezaevlerine baktığımız zaman Türkiye ceza ve tutukevlerinde 37 bin 1 kişi tutuklu ya da hükümlü olarak bulunmaktadır. Bunlardan 28 bin 626’sı hükümlü, 8 bin 375’i de tutuklu uyuşturucu ile ilgili suçlardan bulunmaktadır ki bu Türkiye cezaevlerinde bulunan kişilerin yüzde 17,1’ini teşkil etmektedir. Uyuşturucu ile mücadele bir yönüyle terörle de etkin bir mücadeledir. Çünkü hem Türkiye’de faaliyette bulunan PKK, FETÖ, DHKP-C ve diğer terör örgütleri uyuşturucu üzerinden finans sağlamak suretiyle evlatlarımızı sadece uyuşturucu ile zehirlemekle kalmamakta, aynı zamanda askerimizi, polisimizi, sivil vatandaşlarımızı terör eylemleriyle de şehit etmekte, yaralamaktadır. Uyuşturucu ile ne kadar etkin mücadele edersek terörle mücadelemizin de o kadar etkin bir şekilde süreceğini hepimizin bilmesi lazım. Kim ki uyuşturucu kullanıyorsa, çocuklarının uyuşturucu kullandığını görüyor ve tedbir almıyorsa, hangi okulda, mahallede uyuşturucu satanları görüyor da ihbar etmiyorsa bilsin ki dağa giden bir kurşuna o da destek veriyor. Bütün vatandaşlarımızı, mahallelerinde, sokaklarında, caddelerinde nerede olursa olsun uyuşturucu satan, bugünümüzü ve geleceğimizi karartan bu hainleri kolluk güçlerine, cumhuriyet savcılarına ve yetkililere şikayet etmeye davet ediyorum" diye konuştu.

"DOKTORLAR KENDİLERİNİ SAVCILIĞA, KOLLUĞA İHBAR ETMEYECEKLERDİR"
Bakan Bozdağ, görevlerinin uyuşturucunun imalatı, ticareti ve kullanımı sonunda bu işe bulaşmış olanların cezalandırılması ile ilgili bir konum olduğunu hatırlatarak, "İşin sonunda görev aldığımız bir alan ama buraya gelene kadar önleyici bir mekanizmanın işlemesi lazım. Eskiden cezanın 3’te 2’sini yatarken, şimdi 4’te 3’ünü cezaevinde geçiriyor. Bunu da arttırmaya gittik. Onun yanında Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde tedavi maksatlı savcıların da denetimli serbestlik yoluyla bu tedavi işini gerçekleştirmesi, satıcı olmayan, imalatçı olmayan ama bir şekilde bulaşmış olanları bu işin içerisine sokmadan tedavi etmek için görevlendiren bir adım attık. Tabii sentetik kannabinoid ve onun türevlerini de cezayı arttırıcı neden olarak kanunumuza koyduk ve önemli bir düzenleme yaptık. Bu suçun okul, yurt, hastane, kışla, eğitim, askeri ve sosyal tesisler çevresinde işlenmesi halini de cezayı arttırıcı bir neden olarak kanunumuza yansıttık. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverme sürelerinde yapılan değişikliğin uyuşturucu suçundan hüküm giyenlerin yararlanmamasını sağladık. En son Sağlık Bakanlığımız da yakından ilgilendiren, hepimizi ilgilendiren kullanıcı, tedavi maksatlı hastaneye geldiği zaman hekimlerimiz bunları zorunlu olarak savcılığa, kolluğa ihbar etmek durumunda kalıyordu, yasa bunu emrediyordu. Son çıkan kanunda şu anda Cumhurbaşkanımızın önünde imzalanınca yürürlüğe girecek. Uyuşturucu madde kullanan kişiler, tedavi, maksadıyla hastaneye geldiği zaman doktorlar kendilerini savcılığa, kolluğa ihbar etmeyeceklerdir. Böylelikle hapis cezası korkusuyla, yargılanma endişesiyle tedaviden kaçanların üzerindeki bu baskı da kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı.
Bakan Bozdağ, cezaevlerinde ise sigara, alkol ve madde bağımlılığı ile mücadele programı, hayat için değişim mücadele programı, öfke kontrolü programı gibi değişik isimler altında özellikle uyuşturucu madde kullanan kişilerle ilgili ve uyuşturucu ile ilgili önemli eğitim programları yapıldığını kaydetti.

"WHO, MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELEDE TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK GÖSTERDİ"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise, Sağlık Bakanlığının ne kadar çabalarsa çabalasın bu işin üstesinden tek başına gelemeyeceğini belirterek, şunları söyledi:
"Bu çok paydaşlı sorumluluğun etkili bir biçimde yürütüldüğünün işaretlerinden birisi Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) madde bağımlılığında çok sektörlü ortak hareket için örnek ülke olarak Türkiye’yi göstermiş olmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü bir rapor yayımladı ve Türkiye’nin bu husustaki başarısına işaret etti, diğer ülkelere de örnek olarak gösterdi. Bir arz tarafı var bu işin, onunla mücadele etmeliyiz. Yani uyuşturucunun bir şekilde gençlerimize, topluma erişmesine mani olmalıyız. İkincisi de gençlerimizin, toplumdaki diğer insanların bu illetle tanışmamalarını sağlamak için koruyucu çalışmalar yapmalıyız. Bir şekilde maruz kalan kişilerin tedavisi ve belki de en önemlisi rehabilitasyon için de koordinasyon etme çalışmalarımızı yürütmek zorundayız. Bildirim zorunluluğunun kalkmış olması, sağlık çalışanları açısından kendisinin önüne gelen bir madde bağımlısını emniyete bildirme zorunluluğunun kalkmış olması gerçekten çok önemli bir adımdır. Sentetik uyuşturucular, klasik uyuşturucu maddelere kıyasla çok daha ağır riskler taşıyor. Avrupalı ülkeler bu hususta sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bugün Türkiye Avrupa’dan gelen bir uyuşturucu tehdidi altındadır. Özellikle uyuşturucu sadedinde kullanılan haplar, bu hapların büyük bir çoğunluğu Avrupa’da üretilmekte ve Türkiye’ye girmektedir. Avrupalı ülkeler hem bu üretimi engellemek hem bu üretimin pazarlama zinciri ile mücadele etmek hem de gümrüklerine sahip çıkmak konusunda üstlerine düşen insani sorumluluğu yerine getirmelidir."

"191 NUMARALI HAT UYUŞTURUCU KONUSUNDA DANIŞMANLIK VERMEKTEDİR"
"Önemli bir husus da 191 numaralı danışma hattımızdır" diyen Bakan Akdağ, "Sağlık Bakanlığı’mızdan 130 uzman, 24 saat esasıyla uyuşturucu konusunda danışmanlık vermektedir. Mutlaka uyuşturucu ile ilgili bir sorusu olan ya da bir aile üyesi yakınında bir kişide bu hususta tereddüdü olan kişiler, 191 numaralı hattımızı aramalıdır. Biz Alkol Madde Araştırma Tedavi Eğitim Merkezi (AMATEM) ve Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (ÇEMATEM) sayılarını arttırıyoruz ama şunu da bilmeliyiz bu sayıları arttırmakla bu meseleyi çözemeyiz" şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
(İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner195