24 Saat Güncel Haber Arama Motoru | Haber Scripti | Haber Yazılımı | Hosting

"Halka götürerek onaylattıracağız"

POLİTİKA

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "TBMM’den bir uzlaşma ile geçecek olan böyle bir sistem, Başkanlık sistemi veyahut bu ihtiyacı giderek olan sistem 367 dahi olsa, yani 367’nin üzerinde dahi olsa halka götürerek, halka onaylattıracağız"Ekonomi...

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "TBMM’den bir uzlaşma ile geçecek olan böyle bir sistem, Başkanlık sistemi veyahut bu ihtiyacı giderek olan sistem 367 dahi olsa, yani 367’nin üzerinde dahi olsa halka götürerek, halka onaylattıracağız"
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci memleketi Denizli´de çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulundu. İlk olarak Denizli Ticaret Odası’nın düzenlediği aşure hayrına katılan Bakan Zeybekci, burada vatandaşlara aşure ikram etti. Daha sonra Ticaret Odası İl Başkanını makamında ziyaret eden Zeybekci, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ziyarette Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan Bakan Zeybekci´ye meşhur Yatağan palası hediye etti ardından Ticaret Odasının 30 komitesinin katıldığı toplantıya katıldı.
Başkanlık sistemi ile ilgili konuşan ve Türkiye’nin ikircikli olması içinde bulunduğu coğrafya itibariyle kaldıramayacağını belirten Bakan Zeybekci, “Türkiye’nin hakikaten gerek yatırımlarda, gerek kalkınmada, gerek sanayileşmede, teknolojik yenilenmede siyasi olarak da çevresine baktığımız zaman ateş çemberinin ortasında ikircikli olması mümkün değil, bunu kaldıramaz ne dünya kaldırabilir ne de bölge coğrafyası, Türkiye’nin ikircikli olmasını kaldıramaz. Şu anda Türkiye’de, devletin yönetimi anlamında bir sıkıntı vardır. Milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı var. Türkiye’de Cumhurbaşkanı asla eskisi gibi olamaz çünkü halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı var, bir de bunun adı Recep Tayyip Erdoğan bu ülke sevdalısı millet sevdalısı bir lider var. Siyasi anlamda güçlü bir lider, artı milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı ve demiştik ki Başbakanlar da eski Başbakan olamaz. Çünkü halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının olduğu ortamda halka gidip de ben çok iyi imza atarım, çok iyi onaylarım diyecek bir Cumhurbaşkanı seçimlerde herhalde böyle bir şey demez. Bu ülkenin bu devletin tüm dertleri ile ilgilenmek, projeler ortaya koymak, ülkenin muasır medeniyet yolcuğunun tarihine kaptanlığını yapacak bir liderlik yapacak söylem içinde olacaktır. Siyasi bir söylem içinde olacaktır” dedi.
Başkanlık sistemini Meclis’te 367 bulsa bile halka götürmeyi hedeflediklerini belirten Zeybekci, “O anlamda Türkiye bir tercihte bulundu bu halk. Kendi oyları ile Cumhurbaşkanı seçti, şimdi sistemin diğer tarafında parlamenter yapıyı hükümet yapısını, buna uygun hale getirmek zorunda. Yani halkın seçtiği Cumhurbaşkanlığı uygun bir siyasi yapıya, parlamenter yapıya uygun hale getirmek zorunda onun için başkanlık sistemi, bunun adına başkanlık sistemi deriz, bunun adına Cumhurbaşkanlığı sistemi deriz, bunun adına başka sistem mi deriz bilmiyorum ama ortada çok net bir şekilde bu şekilde bir ihtiyaç var. Ki bunu Türkiye çok iyi tanımlamalı, siyaset bunu hakikaten çok iyi şekilde tartışmalı, halkın önüne getirmeli biz de şu anda net olarak AK Parti olarak şunu söylüyoruz, TBMM’den bir uzlaşma ile geçecek olan böyle bir sistem başkanlık sistemi veyahut ta bu ihtiyacı giderek olan sistem 367 dahi olsa, yani 367’nin üzerinde dahi olsa halka götürerek, halka onaylattıracağız çünkü bu çok köklü tarihsel değişim, dönüşüm. Onun için son dönemlerde gördüğümüz kadarı ile TBMM’de grubu olan partilerde bir şey var yakınlaşma var yakınsama var birbirlerinin fikirlerine doğru. Yakın bir gelecekte de herhalde böyle bir çalışma yapılır. Parlamentodan geçtikten sonra, TBMM’den geçtikten sonra halkın önüne gelir halk da bu anlamda son kararı verir. Ülkenin menfaatine Türkiye geleceğe doğru koşacaksa hızlı hareket edecekse bu bir liderlikle yani tek böyle güçlü bir hızlı esnek karar alabilen bir sistemle yapılması gerekiyor o da başkanlık sistemidir” diye konuştu.

RUSYA İLE TİCARET
Rusya ile yapılan görüşme hakkında da açıklamalarda bulanan Bakan Zeybekci, “2017 yılında Rusya ile Türkiye arasında hizmetler ve yatırımlar sektörlerini kapsayacak, serbest ticaret anlaşması görüşmesini tamamlamayı orada bil fiil toplantı tutanaklarına geçirerek orada belirttik. Rusya ile Türkiye arasındaki şuan var olan sıkıntıların kaldırılması ile ilgili önemli kararlar aldık. Putin’in o konuşmasında da Türkiye’den ithal edilen, orada meyve dendi ama üzüm hariç, tabi listede üzüm hariç olduğunu sonrasında gördük. Üzümü de çok sıkı bir şekilde takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRK LİRASI’NIN DEĞER KAYBETMESİ"
Türk Lirasının değer kaybetmesinin kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleriyle bir alakası olmadığını belirten Zeybekci, “Türkiye’nin kredi derecelendirme kuruluşlarını tesadüftür bunu söyleyeyim size. Moody’s’in not indirmesinden sonra Türk Lirasının değer kaybı ile bir ilişki yoktur. Bu teknik olarak tespit edilmiş bir konudur böyle bir ilişki de kurulamaz zaten. Türk Lirasının değer kaybetmesinin etkisi yurt dışından kaynaklanan yani global herkesin etkilendiği bir süreçtir. Amerikan Merkez Bankasının 3 yıldan beri bir türlü yapamadığı bu faiz artırımları ile ilgili spekülatif hareketlerin karşılık bulmasıdır. Merkez Bankamız son 5 aydan beri malumunuz Türkiye’deki döviz ile ilgili hiçbir şekilde aktif rol oynamıyor. Günlük ihaleler yapmıyor, piyasaya para vermiyor ve vermemesini de biz kuvvetle öneriyoruz ve müdahale etmemesini de kuvvetle öneriyoruz yani piyasanın kendi içinde bu regülasyonu bu şeyi dengelemeyi tamamlamasının çok daha sağlıklı olduğuna inanıyoruz ve toplumsal olarak da Türkiye’ye yapılabilecek en kötü en büyük haksızlıklardan bir tanesi Türk Lirası değer kaybetti Türk ekonomisi kötü mü? Türk Lirası değer kazandı Türk ekonomisi iyi mi? anlamındaki bir bu algı yönetiminin yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bu piyasa Pazar dünyadaki tüm diğer kurların vermiş olduğu refleksler kapsamında değerlendirilmesi gereken bir şeydir. Bizim görüşlerimiz 3 yıldan beri Amerikan dolarının aşırı değerli Amerikan dolarının yani faiz arttırarak , artırma beklentisi yaratarak 1,40’lardan Euro dolar paritesinde 1.40’lardan 1,10’lara kadar düşürülen bu paritede değer kazanan doların Amerikan ekonomisi için sürdürülebilir olmadığını, Amerikan üretimi ve ihracatı için kabul edilebilir onlar için menfaatlerine aykırı olduğunu defalarca söylemiştik. Onun için bu faiz artırımı ile ilgili dünyada yaratılmaya çalışılan böyle bir beklenti evet bir yapabilirler ama çok cüzi miktarlarda yaparlar en fazla bir çeyrek puan olacaktır çünkü dünya ekonomisinde bu kadar devasa bir durgunluk olduğunda başka ülkelerde eksi faizin olduğu ve parasal bollaşmaya doğru gidildiği bir ortamda tam tersini yapmanın ne derece etkili olacağı maalesef çok tartışmalı ve şüphelidir. Ben etkili olacağına inanmıyorum ve bunun için de dönüp aynı konuya gelecek olursak Türkiye’deki Türk Lirasının değer kaybı dolar karşısındaki değer kaybı tamamen bizim dışımızdaki sebeplerden kaynaklanan, uluslararası piyasalardaki hareketlenmelerden kaynaklanan geçici bunun da altını çizerek söylüyorum geçici bir durumdur. Amerikan dolarının aşırı değerli bir şekilde kalması sürdürülebilir değildir.”

“DÜNYADAKİ EKONOMİK BİRLİKLER VE ŞANGAY BİRLİĞİ"
Türkiye’nin global bir ekonomi haline gelmesi için dünyadaki tüm ekonomik birliklerin içine katılması gerektiğini vurgulayan Bakan Zeybekci, “Bizim için gümrük birliği bir hedeftir, bizim için TITIP Avrupa Birliği ile ABD’nin arasında şuanda görüşmeleri bir şekilde hafiften dondurulan trans Atlantik yatırım ve ticaret ortaklığı anlaşması bizim için bir hedeftir. Rusya ve eski Sovyet ülkelerinin içinde yer aldığı beş ülkenin içinde yer aldığı ve genişleyen Avrasya Gümrük Birliği bizim için bir hedeftir. Tam üye olmak anlamında söylüyorum. Bunların hedef olduğu gibi Şangay Birliği de bizim için bir hedeftir. Körfez İş Birliği konseyi de bizim için bir hedeftir yani biz Türkiye olarak global bir ekonomi olacaksak ki öyleyiz, öyle olduğumuza inanıyoruz. Biz eğer global anlamda etkin bir ekonomi olmazsak edilgen bir hale düşersek de biliyoruz ki bundan daha ileriye gidemeyiz. Eğer 500 milyar dolarlık ihracat diyorsak, 2 trilyon dolarlık milli gelir diyorsak eğer kişi başına düşen gelirimiz 25- 30 bin dolarlar seviyesine çıkaracağız diyorsak, Avrupa’nın en büyük üçüncü, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden bir olacağız diyorsak biz global anlamda etkin bir ekonomi olmak zorundayız. Bunun için de Şangay bizim için hedeftir ama bu alternatif midir değildir. Bizim için öyle bir alternatif yoktur ama hedeftir” diye belirtti.
(İHA)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.