GENEL

Üniversite Hastanesinde Önemli Muvafakat Kararı

Boşanmış ve İki Çocuğunun Velayeti Kendisine Verilen Sağlık Çalışanı İçin Hukuk Devreye Girdi.

Üniversite hastanesinde görev yapan ve boşanma sonrası iki evladının velayeti kendisine verilen bir sağlık personelinin, aile birliği ve çocuklarının bakım ihtiyaçları gerekçesiyle farklı bir üniversite hastanesine geçiş talebine muvafakat verilmemesi üzerine açılan davada önemli bir karar çıktı.

Sağlık-Sen Üniversite Hastaneleri Şubesi tarafından açılan davada, idarenin muvafakat vermeme işlemi yargı denetimine taşındı. Mahkeme, takdir yetkisinin sınırsız olmadığına, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğine dikkat çekerek, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğini değerlendirdi ve yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Aile Yükümlülüğü ve Kamu Yararı Birlikte Değerlendirilen Dava dosyasında; sağlık personelinin boşanma sonrası iki çocuğunun velayetini aldığı, ailesinin yaşadığı şehirde destek alabilmek için yer değişikliği talebinde bulunduğu belirtildi.

Kararda; memurun hangi birimde görev yapacağından ziyade, kamu hizmetinin verimliliği ve çalışanın huzurlu bir ortamda görev yapmasının kamu yararına katkı sağlayacağı vurgulandı. İdarenin personel ihtiyacı gerekçesi tek başına yeterli görülmeyerek, sosyal ve insani koşulların da dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Çor: “Takdir Yetkisi Sosyal Gerçeklikten Bağımsız Kullanılamaz”

Sağlık-Sen Üniversite Hastaneleri Şube Başkanı İsmail Çor, karar sonrası yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Kamu idarelerinin takdir yetkisi vardır; ancak bu yetki sınırsız değildir. Aile bütünlüğü, çocukların üstün yararı ve sosyal gerçeklik göz ardı edilerek işlem tesis edilemez. Bizler üyelerimizin yalnızca özlük haklarını değil, insani ve sosyal haklarını da savunuyoruz.”

Çor, özellikle üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarının ağır çalışma temposu içerisinde aile yükümlülüklerini tek başına taşımalarının ciddi mağduriyetler doğurabileceğini belirterek, bu kararın önemli bir hukuki denge ortaya koyduğunu ifade etti.