Karara konu olayda, İstanbul'da çalışan bir işçi, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesinde dava açtı. Davacı, haftanın 6 günü günde 12 saat çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde mesai yaptığını, son 6 ayda hafta sonları da çalıştığını ve yıllık izinlerini kullanamadığını iddia etti. İşçi, ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleriyle yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı işveren ise çalışanın iş yerinde güveni kötüye kullanarak haksız menfaat sağladığının tespit edilmesi üzerine istifa ettiğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını savundu.
İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden gösterilmeden feshedildiğine karar verdi. Ancak mahkeme, hafta tatili alacağının ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği, davacıya 24 günlük yıllık izin kullandırıldığı ve bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etti.
Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulundu. Başvuruda, işçinin yıllık izin kullandığı dönemlere denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılamayacağı vurgulandı. Ayrıca iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin işçiye ödenmesi gerektiği ifade edildi.
Kanun yararına temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, talebi yerinde bularak yerel mahkeme kararını sonuca etkili olmamak üzere bozdu.
Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesine atıf yapılarak, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hatırlatıldı.
Yargıtay kararında şu değerlendirmeye yer verildi:
"Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı iş yerindeki çalışma süresine göre 28 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan yıllık izin belgelerine göre 12 Mart 2018-26 Mart 2018 ve 1 Haziran 2020-15 Haziran 2020 arasında toplam 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğu, buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bakiye 4 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunun kabulü gerekmektedir."
ANKARA - BHA




