Cumhurbaşkanı Erdoğan’a etmediği hakaret, tehdit, kötü söz kalmadı.
“1 milyon kişiyle sokağa inip hükümet devrilene kadar eve dönmeyiz” sözü bile ağzından çıktı.

Suç örgütü lideri olarak yargılanan Ekrem İmamoğlu’nu kurtarabilmek için basmadığı tuş, yapmadığı eylem türü, etmediği söz kalmadı. Bu uğurda gençleri polisin önüne atmaktan bile çekinmedi. O gençler (militanlar) polisimize balta ile saldırmaktan, asit atmaktan bile çekinmediler.

Özgür Özel bu sert tutumun kitlesini konsolide edip peşinden getireceğini düşündü; kısmen de olsa, sınırlı da olsa bunda başarılı oldu diyebiliriz. Bugün, İmamoğlu iddianamesine bakmadan, suçlamalardan habersiz şekilde İmamoğlu’nun masum olduğunu düşünen insan sayısı az değil.

2025’i “taş fırın” bir lider rolünde geçiren Özgür Özel, 2026’nın ilk sabahında yeni bir açılımla çıktı karşımıza. Son derece yumuşamış, “yumuşak bir Selami” olmuştu.

“CHP’li belediyelere sesleniyorum; tüm açılışlarınıza AK Partili, MHP’li yöneticileri davet edin. Siz de davet edildiğinizde katılın. Ülkeyi bu kutuplaşmadan çıkarmamız lazım.” diyerek yeni bir üsluba geçiverdi.

Peki ne oldu da bir gecede 360 derece değişen bir Özgür Özel çıktı karşımıza?
Sebebi aslında çok basitti. Gelin bu nedenlere bakalım.

Uzunca bir süredir Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı adayı olacağı tüm kesimlerce öngörülüyordu. İmamoğlu’na destek mitinglerinde gösterdiği performans, kısa sürede kendisini lider yapmış gibi görünüyordu; en azından kendisi böyle düşünüyordu.

Hem parti içinde hem de kendi medyasında, bu sert dilin, bu kutuplaştırmanın ve kavganın çok fazla bir getirisi olmayacağı; partinin ve Özgür Özel’in sadece İmamoğlu merkezli siyaset gütmesinin ülke gerçekleri ve sorunlarından kopuk bir parti görüntüsü verdiği konuşuluyordu.

Özgür Özel, İmamoğlu’ndan vazgeçmiş değil; vazgeçme şansı da yok. İmamoğlu’nun dizayn edip ele geçirdiği bir partide, İmamoğlu’nu silerek siyaset yapma şansı yok. Yaptırmazlar; anında indirirler.

Özgür Özel’in (ya da akıl hocasının) gördüğü şu: Bu partinin bir önceki Cumhurbaşkanı adayı %48 oy almıştı. Bu kutuplaştırma ve kavga siyaseti devam ederse, Özgür Özel ya da CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı yine %25’e sıkışmış bir aday olur.

Bu kavgayla %48’i konsolide etme şansı görünmüyor. Çünkü toplum hem yoruldu hem de yargılama safhasını görmek istiyor. Muhtemelen Özgür Özel ve CHP, İmamoğlu iddianamesini tümden reddetme anlayışından da vazgeçecek ve savunma mekanizmasını çalıştıracaktır.

Çünkü Özgür Özel ve CHP şunu görüyor: Gerek süren bu dava gerekse diploma meselesi nedeniyle İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı yapamayacaklar. B planı için Mansur Yavaş’ın adı dillerinin ucuyla söylense de orada başka sorunlar olduğu belli. Mansur Yavaş’a da güvenmiyorlar. Güvenmediklerini bildiği için de Mansur Yavaş’ın ajandasında farklı planlar var.

Özgür Özel yılbaşı öncesi Mansur Yavaş’ın adını edince, Silivri’den sert bir uyarı geldi. İmamoğlu, milletvekillerine gönderdiği yılbaşı kutlama mektubuna büyük harflerle “CUMHURBAŞKANI ADAYI EKREM İMAMOĞLU” yazdırmıştı.

Başa dönelim: Özgür Özel ya da CHP, İmamoğlu’ndan vaz mı geçti? Tabii ki hayır. Parti yapısı gereği bunun mümkün olmadığını söylemiştik.

Plan şu: İmamoğlu aday olamayacak, biz başka bir adayla seçimi kazanalım. Yapacağımız yasal düzenleme ve yargı dizaynıyla İmamoğlu’nu zaten kurtarırız. Sonra da yeniden seçime gider, İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı yaparız, diyorlar.

Bu plan parti içinde konuşulduğu için Mansur Yavaş, “Ben İmamoğlu’nun kurtarıcısı mı olacağım?” endişesiyle adaylığa bu planda soğuk bakıyor. Yavaş’ın siyasi risk alma konusundaki cesaretsizliği zaten bilinen bir gerçek.

Geriye tek plan kalıyor: Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı adayı olup kazanması ve patronunu kurtarması. Çok meşakkatli ve zor bir yol ama denemekten başka da yolları yok.

Avrupa ve Amerika’dan gerekli desteği de bulamadılar. Kim bilir, belki de hayallerinde Trump’ın Venezuela’da darbe yapıp Maduro’yu devirmesi gibi, Türkiye’de de benzer şeylerin olması vardır.

Yani neresinden bakarsanız bakın, işleri zor. Milli Piyango’nun yılbaşı büyük ikramiyesini kazanmak kadar uzak ihtimalleri olan bir satranç oyunu oynayacaklar.